Son Haberler

Mülkiye Kılıç’a Düşünce ve İfade Özgürlüğü ödülü

Düşünce ve İfade Özgürlüğü 2014 Ödülleri düzenlenen törenle verildi. “Örgüt üyesine kitap sattığı” gerekçesiyle hapse mahkum olan ve ikiz bebekleri olduğu için cezasını erteletmek için mücadele yürüten Mülkiye Demir Kılınç da “Özel Ödül”e layık görüldü.

Twitter yasağını Anayasa Mahkemesi’ne götüren ve yasağın kalkmasını sağlayan Yaman Akdeniz ve Kerem Altıparmak, Yayıncılar Birliği’nce 20.’si verilen Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü’ne layık görüldü.

Türkiye Yayıncılar Birliği Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülleri’nin 20. yılı dolayısıyla 4 Haziran 2014 Çarşamba günü Point Hotel Taksim’de düzenlenen törenle ödüller verildi.

Akdeniz ve Altıparmak’a Düşünce Özgürlüğü ödülü

- İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Yaman Akdeniz ve Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Kerem Altıparmak Twitter yasağının kalkması için Anayasa Mahkemesine yaptıkları başvuru dolayısıyla Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü’ne layık görüldü.

- 39 yıllık kitapçı Ahmet Atilla Gözendor bağımsız kitapçılık mesleğine verdiği emekten dolayı ödüllendirildi.

Mülkiye Kılıç’a özel ödül

- 17 yıldır hücre hapsinde yaşayan, hapse girdikten sonra çeşitli yabancı dilleri öğrenerek çevirmenliğe başlayan ve hapishanenin zor koşullarında tamamladığı çok sayıda önemli çevirisi yayınlanan Tonguç Ok’a Özel Ödül verildi.

-  Mezopotamya Kültür Merkezi’nde (MKM) kitap satış sorumlusu olarak çalışırken “örgüt üyesine kitap sattığı” gerekçesiyle hapis cezası alan ve ikiz bebeklerinin gelişimi için cezasını erteletme mücadelesi veren Mülkiye Demir Kılınç aldı.

Celal: Sansür ise artık her alanda uygulanıyor

Törende açılış konuşması yapan Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Metin Celal 20 yılın sonunda gelinen noktanın iç açıcı olmadığını ifade etti.

“20 yılın sonunda geldiğimiz nokta pek iç açıcı değil. Yayıncılık alanına bir rahatlama, özgürleşme varmış gibi görünüyor. Yargılanan yazarların, çevirmenlerin, yayıncıların sayısında gözle görülür bir düşüş var. Hapisteki gazeteci ve yazarlar yargı paketleri ile özgürlüğüne kavuştu, hapisteki gazeteci sayısı azaldı, hapiste yazar kalmadı. Ama büyük resmin ayrıntılarında yargılamaların, yasaklamaların, engellemelerin devam ettiğini görüyoruz.

“Yazarlar, yayıncılar hakaret davaları ile yıldırılmaya çalışılıyor. Davaları Yargıtay’dan dönüp beraat etmek üzere olan yazar ve yayıncılar “yargı ertelemesi” uygulaması ile “beş yıl içinde suç işlersen bu davan da tekrar açılır” denilerek otosansüre yöneltiliyor.

“Sansür ise artık her alanda uygulanıyor. Kütüphanelere kitap seçiminden, öğrencilerin okuyacakları kitaplara, hapishanelere girecek kitaplardan satılan kitaba ve nihayet kitap okumaya dek uzanan, kitabı suç unsuru olarak gösteren uygulamalara kadar varan bir sansür ortamı var. Yazarlara, yayıncılara, çevirmenlere, kitapçılara çok iş düştüğünün bilincindeyiz. O bilinçle “Bu daha başlangıç” diyerek mücadeleye devam edeceğiz.”

Zarakolu: Özgürlük ruhunu savunan sizinle gurur duyacak

Yurtdışında olduğu için törene katılamayan Türkiye Yayıncılar Birliği Yayınlama Özgürlüğü Komitesi Başkanı Ragıp Zarakolu mesajı da okundu.

“Türkiye’nin adının Çin, Kore, İran, Rusya, Beyaz Rusya, Etiyopya, Eritre, Somali, Suriye gibi otoriter ülkeler ile özgürlükler bakımından ısrarla aynı ligde kalması insana sadece acı ve utanç veriyor.

“Nazım’ın deyimi ile “alnımıza sürülen kara lekeyi” temizleyenler ise, cesur ve onurlu gazeteciler, yazarlar, şairler, sanatçılar ve onların cesur yayıncıları. 1000 yıllık “militer” saltanat iddiaları gibi, 2023’e kadar “sivil” saltanat iddiaları da sökmeyecek. Türkiye fetihlerle değil, özgürlük ruhunu savunan sizinle gurur duyacak.”

Flipboarda Ekle.