aslı-erdoğan

Aslı Erdoğan için Özgürlük Nöbeti başladı

Özgür Gündem Gazetesi’nin Yayın Danışma Kurulu üyesi ve yazarı Aslı Erdoğan için tutuklu bulunduğu Bakırköy Cezaevi önünde özgürlük nöbeti başladı. Nöbet 16.00-18.00 saatleri arasında devam edecek.

Özgür Gündem Gazetesi’nin Yayın Danışma Kurulu üyesi ve yazarı Aslı Erdoğan için tutuklu bulunduğu Bakırköy Cezaevi önünde özgürlük nöbeti başladı.

“Özgür Gündem susturulamaz” ve “Bizler varız” pankartının taşındığı nöbet eylemine yazarlar, Murathan Mungan, Sema Kaygusuz, Vivet Kanetti, Seray Şahinler, Cumhuriyet gazetesi köşe yazarı Pınar Öğünç, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yetvard Danzikyan, Barış İçin Akademisyenler, Barış İçin Kadınlar, Barış İçin Sağlıkçılar, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Uğur Güç, RSF Türkiye Tensilcisi Erol Önderoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, Özgür Gündem gazetesi çalışanları, okurları ve Erdoğan’ın annesi Mine Aydostlu katıldı.

Mungan: Tek tip bir insan yaratılmaya çalışıyorlar

Nöbette ilk olarak Murathan Mungan, konuştu.

Mungan sadece Aslı için değil cezaevinde olan tüm gazeteciler için cezaevi önünde olduklarını belirterek şunları söyledi:

“Siz istediğiniz kadar savaş çıkartmaya çalışın biz yine barışın yanında olacağız.

“Şuan bir edebiyatçı için kaleminden başka bir şeyi olmayan biri için buradayız Türkiye’de bir yanı ile Kafka romanı bir yanı ile Aziz Nesin hikayesi içinde yaşıyoruz.

“Traji komik bir şekilde gazeteciler ve barış isteyenler tutuklanıyor. Tek tip bir insan yaratılmaya çalışıyorlar.

“Şuan söylenenler, yapılanlar bizi barıştan başka bir şeye çıkartmıyorsa sözlerimizi yeniden aydınlatmamız lazım. Aslı, şuan hepimizden daha güçlü olmamızı istiyordur. Bizim ensemizi karartma şansımız yok. Onların dilini konuşmadan barış mücadelesini sürdürmeliyiz.

“Aslı gibi insanları yargılayacaklarsa arkasındaki 30-40 yıla baksınlar. Pınar Selek’ten bombacı yaratamadılar. Aslı Edoğan’dan da ‘terörist bombacı’ yaratmayacaklar. Biz bu kötü senaryoları gördük.”

Tanrıkulu: Düşünmek ve yazmak tutuklanmak için yeterli

Mungan’ın ardından konuşan CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da, cezaevi önünde tutulan “özgürlük nöbetleri”nin Türkiye’nin demokrasisi konusunda bir fikir verdiğini dile getirdi.

“Cezaevlerinin önü aydınların yazarların aktivistlerin nöbet mekanı haline gelmesi demokrasi bakımından önemli gösterge. Burası son bir yıldır bizlerin nöbet tuttuğu alana dönüştü. Aydınların, yazarların yeri cezaevi değil.

“Aslı Erdoğan’ın tek eylemi düşünmek ve yazmaktı. Öyle anlaşılıyor ki bu dönemde düşünmek ve yazmak da tutuklanmak için yeterli hale geldi. Umuyorum çok fazla içeride zaman geçirmez tekrar aramızda olur. ”

Kerestecioğlu: Gözdağı vermek isteniyor

Tanrıkulu’nun ardından konuşan HDP’li Filiz Kerestecioğlu ise, tutuklamalarla iktidarın halka gözdağı vermek istediğini dile getirerek, devletin tutuklama ve baskı mekanizması varsa halkında direniş kültürü olduğunu söyledi.

“Bu ülke çok saygı duymamız, değer vermemiz gereken insanlara değer veren bir ülke değil, iktidarlar böyle değil. Şebnem Korur Fincancı, Erol Önderoğlu, Ali Nesin sembol insanlar.

“Gerçekten yapılmak istenen onların nezdinden gözdağı vermek, hepimize ‘Muhalif olmayın, özellikle Kürtlerin yanında durmayın, barıştan yana olmayın, düşüncelerinizi kendinize saklayın’ demek isteniyor.

“Şimdi de Aslı’ya yaşatılmak istenen bu. Mücadeleden başka çıkışımız yok. Devlet geleneği, devlet aklını sürüyorsa biz de 80’lerde İHD’yi kurarken, cezaevleri kapılarında olduğu gibi direniş aklımız sürecek. Aslı Erdoğan yalnız değildir.

Güç: Direnmeye devam ediyoruz.

Kerestecioğlu’nun ardından konuşan TGS Genel Başkanı Uğur Güç, gazetecilerin tutuklamalarla baskı altına alınmaya çalışıldığını vurgulayarak, cezaevlerindeki bütün tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi.

“Şu anda 72 gazeteci cezaevinde. Özgür Gündem’e yapılan baskınla 22 arkadaşımızı gözaltına almışlardı, ikisi hala savcılıkta ifade veriyor. Umarız onlar da serbest kalır.

“Aslı Erdoğan için buradayız. Bir buçuk ay önce Şebnem Korur Fincancı, Ali Nesin, Erol Önderoğlu için buradaydık.

“Devir teslim şeklinde geçen bir nöbet halindeyiz. Direnmeye devam ediyoruz. Gerçekleri haberleştirmeye Özgür Gündem’le de Aslı Erdoğan’la da dayanışmaya devam edeceğiz. Yazmaya devam edeceğiz.

Güç’ün ardından Barış İçin Akademisyenler grubundan Kıvanç Ersoy da, barış bildirisine imza attığı için tutuklanıp Silivri Cezaevi’ne konulduğunda kapıya konulan hatıra defterinde Aslı Erdoğan’ın yazısının da olduğunu gördüğünü hatırlattı:

“Silivri’de tutukluyken, avukat dışarda nöbet olduğunu söyledi. Pek çok değerli ismin mesajlarının yanında Aslı Erdoğan’ın da mesajı vardı. O gün o bizim için nöbete gelmişti ben bugün onun için nöbete geldim.

“Egemenler öğrenmeli, ezilenleri ve onlardan yana olanları tutuklayarak bu mücadelelerinden vazgeçiremezler. Onlar tutuklamaktan bıkacak gözükmüyor, biz de nöbet tutmaktan bıkmayacağız. Bu nöbetler belki de barış, demokrasi mücadelesinin tohumları olarak bu yılın anıları arasında yer alacak. Aslı Erdoğan’a özgürlük.”

Önderoğlu: Mücadelemiz daha güçlü olmalı

RSF Türkiye Tensilcisi Erol Önderoğlu da, tutukluluk döneminin 10 gün sürdüğünü belirterek, Türkiye cezaevlerindeki tutuklu gazetecilerin gerçekliği yanında kendi tutukluluğunun pek de önemli olmadığını söyledi.

“Türkiye’de gazetecilere, hak savunucularına, akademiye dönük baskılar yabana atılacak gibi değil. Çok yaygın şekilde devam ediyor ve genişleyecek.

“Yeni Akit’in bugünkü haberine rastlamışsınızdır. Basın özgürlüğü ödülleri alanları hedef gösteren, ödülleri vermiş olmak dolayı TGC’nin kapatılmasını isteyen gazete yetkisi Ali Karahasanoğlu’nun yazısını okursanız Türkiye’de tüm sivil toplumun, medyanın tasfiye içinde olduğunu göreceksiniz. Mücadeleye etik ve hatır ilişkileri içinde güç vermek gerekiyor.

“Cezaevi önüne ben, Şebnem Korur Fincacı ve Ali Nesin için gelenler bugün Bakırköy Cezaevi önünde olmalılar. Bu mücadelemiz de kayıp vermeden devam etmeli daha güçlü olmalı.

“Türkiye sivil toplum hareketi AKP döneminde kurulmuş hareket değil, ondan önce de darbelere karşı bedeller ödemiş harekettir. En azından bu hareketin hatırına bundan sonraki mücadeleyi birlikte sürdürmekte fayda var. Aslı Erdoğan’a sevgi selamlarını gönderiyorum, direnç içinde kalsın, umarım ki en kısa zamanda aramıza katılacaktır.”

Kaygusuz: Aslı, vicdanı rahatsız eden her şeyi yazdı

Daha sonra konuşan yazar Sema Kaygusuz ise, Aslı Erdoğan’ın vicdanı rahatsız eden her şeyi yazdığını dile getirerek, Erdoğan’ın biran önce serbest bırakılmasını istedi.

Yazar Vivet Kanetti de, Aslı Erdoğan’ın Kürt halkının acılarına tanık olduğu için tutuklandığını belirterek, “Kürt halkının acılarına tanıklık eden avukatların gazetecilerin tutuklandığını görüyoruz. Bizler bu tutuklamalarla durmayacağız mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi.

Yazar Gönül Kıvılcım da, “Barış için kalbi yüreği atan insanlar olarak buradayız. Aslı’ya yapılan büyük bir ayıptır. Bütün dünya bu ayıbı görmelidir” dedi.

Barış Bloku Eş Sözcüsü Bahadır Altay, “Her ne pahasına olursa olsun halkların barış içinde eşit adaletli düzenini ortak yaşamını, barışı mutlaka sağlayacağız. Tutuklamalar, bizlerin ellerini daha fazla kenetlemekten başka işe yaramayacak” dedi.

Özgür Gündem gazetesi editörü Bayram Balcı da, Erdoğan gibi yazarlarla gurur duyduklarını ifade ederek, “Devlet istiyor ki Türklerle Kürtler bir araya gelmesin. Bu mesajı vermek istiyorlar. Biz onların inadına daha çok yan yana olacağız” dedi.

Anne Aydostlu: Daha cesaretli ve başı dik olarak yazacak

Son olarak konuşan Erdoğan’ın annesi Mine Aydostlu, kızının çok daha cesaretli olduğunu gördüğünü ve cezaevinden çıktıktan sonra da daha cesaretli ve başı dik olarak yazacağını söyledi. Aydostlu, tüm katılımcılara teşekkür etti.

Aslı Erdoğan: Barışmak savaşmaktan çok daha zordur

Ardından Aslı Erdoğan’ın cezaevinden gönderdiği mektup okundu.

Erdoğan’ın mektubu şöyle:

“Hayatım boyunca hep mağdurun yanında durdum. Mağdurun kim olduğunu ise sadece yüreğimle bildim.

“En az yirmi yıllık tutarlı bir şiddet karşıtlığının, bana uygulanan bu şiddetle karşılık bulması aslında beni hiç şaşırtmadı. Barışmak savaşmaktan çok daha zordur ve savaşın şiddetlendiği dönemlerde ilk suçlananlar barış savunucularıdır.

“Herkese, benimle dayanışan herkese, çok teşekkür ederim. Kendimi ilk kez yalnız hissetmiyorum. Sevgiyle.”

Nöbet eylemi, Pazartesi ve Cuma günleri saat 16.00-18.00 saatleri arasında devam edecek.

Ne olmuştu?

İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi 16 Ağustos’ta Özgür Gündem gazetesini “örgüt propagandası” suçlamasıyla “geçici” olarak kapattı.

Gazetenin kapatılmasının ardından polis gazetenin Beyoğlu’ndaki binasına baskın yaparak gözaltılar yaptı.

Baskında o esnada haber takibi yapan imc tv muhabiri Gülfem Karataş ile kameraman Gökhan Çetin’in olduğu 24 gazeteci gözaltına alındı.

Özgür Gündem çalışanları; Günay Aksoy, Kemal Bozkurt, Reyhan Hacıoğlu, Önder Elaldı, Ender Öndeş, Sinan Balık, Davut Uçar, Fırat Yeşilçınar, İnan Kızılkaya, Zeki Erden, Elif Aydoğmuş, Bilir Kaya, Ersin Çaksu, Sevdiye Ergürbüz, Amine Demirkıran, Bayram Balcı ve Burcu Özkaya.

DİHA muhabirleri; Özgür Paksoy ve Mesut Kaynar.

imc tv; Gülfem Karataş ve Gökhan Çetin.

Kapatma kararı sonrası destek amaçlı gazete binasına gelen İstanbul Tabip Odası’ndan Yılmaz Bozkurt ile Doğu Yayınevi çalışanı Hüseyin Gündüz de gözaltına alınanlar arasında.

Aynı gün gazetenin eski genel yayın yönetmeni ve yazarı olan Eren Keskin, yayıncı, yazar, gazeteci Ragıp Zarakolu ve Filiz Koçali ile gazetenin Yayın Danışma Kurulu Üyesi ve yazarlarından, yazar Aslı Erdoğan’ın evlerine de polis baskın yaptı.

Mahkeme kararıyla kapatılan, binası basılan, çalışanları gözaltına alındıktan sonra gazetenin binası da mühürlendi.

Polis baskınında gözaltına alınan 20’si gazeteci 22 kişi  18 Ağustos’ta çıkarıldıkları savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

Aslı Erdoğan 19 Ağustos günü tutuklandı.

Bu habere de bakabilirisiniz

efkan-ala-24agustos

Efkan Ala: Koalisyon güçleri ile karar aldık

İçişleri Bakanı Efkan Ala, Cerablus bölgesinde IŞİD’e yönelik başlatılan operasyona ilişkin konuştu. Bakan Ala, “Ilımlı muhalefeti Suriye’de …