selahattin-demirtaş-disl

Demirtaş: Taziyelerimizde bile buluşamıyorsak, nasıl kardeşleşeceğiz

DİSK kongresinde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, “yüzlerce güvenlik görevlisi hayatını kaybetti. Üzülüyoruz. Ama çocuklar da öldü, siviller de öldü. Taziyelerimizde bile buluşamıyorsak, nasıl kardeşleşeceğiz. Bir Kürdün elinde silah olsun ya da olmasın, eğer biz onun cenazesine kimliğine bakmadan ağlayamayacaksak insanlığımızdan kaybederiz” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) 15. Olağan Genel Kurulu’nda konuştu.

Demirtaş’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

‘Türkiye bir yol ayrımına geldi’

“Faşistler bu kadar rahat bir araya geliyorsa ilericiler hala bir araya gelmekte zorlanıyorsa, düşünmemiz lazım. Üreten biziz. Gayri safi milli hasılanın yüzde 80’ini biz üreteceğiz. Bunu yüzde 5’lik bir kesim yiyecek ve biz de seyredeceğiz. Burada bir yanlışlık var.

“Hem içeride hem dışarıda devasa sorunlar var. Sıradan bir dönem yaşamıyoruz. Türkiye yıllardır biriktirdiği sorunların yol açtığı bir yol ayrımına geldi. Bundan sonra ya sağa ya sola doğru net bir yol ayrımında devam edecek.

“Ya Saray etrafındaki gerici ittifak 100 yıl boyunca geleceği belirleyecek, ya da bizlere belirleyeceğiz. Siyasi partilerin rekabeti ile çözülebilecek bir süreçte değiliz. Hakların sorunları, Alevilerin sorunları ile emek sorunları birbirlerinden ayrılamaz.”

‘Şiddet kullandığı filan yok’

“HDP’nin şiddet kullandığı filan yok. Bunu bize söyleyenler dönüp devletin kullandığı şiddete bir baksın. Silah olmasın, şiddet olmasın evet. Ama bir formülün olması, gerçekçi bir yol haritasının olması lazım.

“Eğer bu yol haritası şu an AKP’nin uyguladığı ise biz buna karşı çıkıyoruz. Eğer çözüm Cizre’de yaşananlar gibiyse, öldürülen bir kadın çıplak bedenini sergilemekse, şiddeti bitiremeyiz.”

“Silopi’de 35 gün süren sokağa çıkma yasağı sonrasında ilçeden yaklaşık 500 gencin dağa çıktığını öğrendik. Cizre’de de aynısı olacak. Evet şiddet olmasın, silah olmasın. Ama topluma gerçekçi bir çözüm sunmadan hamasetlerle ülke yönetilemiyor.

‘Nasıl kardeşleşeceğiz’

“Bakın yüzlerce güvenlik görevlisi hayatını kaybetti. Üzülüyoruz. Ama çocuklar da öldü, siviller de öldü. Taziyelerimizde bile buluşamıyorsak, nasıl kardeşleşeceğiz. Bir Kürdün elinde silah olsun ya da olmasın, eğer biz onun cenazesine kimliğine bakmadan ağlayamayacaksak insanlığımızdan kaybederiz. Ben bir askerin polisin ölümüne üzülmüyorsam, insanlığımdan kaybederim. 30 yılda 40 bin insan öldü. Bunun 30 bini Kürt’tü.

“Acı çok büyük, ama acıları ortaklaştırarak çözüm olanaklarını bulmanın koşulları da çok büyük. Biraz daha fazla birbirimizin çayını içmeliyiz. Fabrikalarda, işyerlerinde birbirimize daha fazla dokunmamız lazım. Birbirimizi tanıdıkça, birbirimizden korkmamayı öğreneceğiz.”

DİSK

“Devrim mücadelesinin yarısı sizlerle geçmiş oldu. Şimdi önümüzdeki 100 yılı kurarken sizler belirleyicisiniz. Hayatı yaşamı üreten sizlersiniz, durdurabilecek olan da sizlersiniz. Bu ülkenin kontağını kapatacak olan sizlersiniz.

“Direksiyonu başkası tutunca her şey anlamsız oluyor. İşçilerin emekçilerin birleştiği yerde her şey değişir. Daha fazla yan yana durun. Biliyorum, bu kritik dönemde geleceği hep birlikte belirlemek için ideolojik farklılıklar, siyasi ayrımlar bir araya gelmeyi zorluyor. Sınırlarımız bozulmasın istiyoruz, insanlar inançlarını özgürce yaşamalı istiyoruz.

“İçeride ve dışarıda bütünlüklü bir barış sağlamanın yolu bu üç kelimeye bağlı kalmakla olacak. Barış silahların sustuğu anda değil, her türlü çatışmanın koşullarının ortadan kalktığı zemindedir. Çalışma hayatında sorunlar yaşanıyorsa, kadınlar öldürülüyorsa barış gelmiş olmaz ki.

AKP-Saray iktidarının yeni hazırladığı yasa tasarılarını hatırlatan Demirtaş, “Kıdem tazminatlarının yok edilmeye çalışıldığı bir dönemde, Cizre’de silahlar sussa ülkeye barış gelmiş diyebilecek miyiz?” diye sordu.

Sığınmacılar

“Suriye’de şehirleri paramparça edildikten sonra ülkemize gelenler neden yabancı oluyor. Gelenler Türkmen, Kürt, Araplar, bizim kardeşlerimiz onlar. Cumhurbaşkanı 10 milyar dolar harcadık diyor. Külliyen yalan 1 milyar bile değildir.

“Kayıtdışı çalışmak, ucuz iş gücüne dönüştürülmeleri gibi bir risk var ama Suriye’den kardeşlerimiz gelmeden önce bu ülkede kayıtdışı çalıştırma yok muydu?” sorusuna yanıt istedi.

“Esnek çalışma modelini getiriyorlar. İşgücünü bir meta gibi satacak anlayışa karşı direnerek yaşamımızı sürdürmek zorundayız. İktidar, patrona ne kadar para kazandıracağına bakar. Onlar ağacı gördüklerinde senin benim gibi görmüyorlar, paranın yeşili gibi görüyorlar.

“Kaça satarım diye düşünüyorlar. Hiç umutsuz olmaya gerek yok. Ülkemizde geleceği birlikte kurma imkanımız var. Geleceği hep birlikte inşa edelim ki, birbirimizin yüzüne bakacak yüzümüz olsun. Faşizme karşı barışın blokunu oluşturalım.”

//Above Post Banner if( empty( $get_meta["tie_hide_above"][0] ) ){ if( !empty( $get_meta["tie_banner_above"][0] ) ) echo '
' .htmlspecialchars_decode($get_meta["tie_banner_above"][0]) .'
'; else tie_banner('banner_above' , '
' , '
' ); } ?>

Bu habere de bakabilirisiniz

huseyin-avni-karslioglu

Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi 4 ay sonra Almanya’ya döndü

Almanya Parlamentosu’nun Ermeni Soykırımı’nı tanımasının ardından Türkiye’ye geri çağırılan Berlin Büyükelçisi Hüseyin Avni Karslıoğlu, dört …