Demirtaş, yarınki ‘Sur Yürüyüşü’ öncesi imc tv’ye konuştu

Sokağa çıkma yasağının 3 aydır sürdüğü Sur için yarın düzenlenecek yürüyüş öncesi imc tv’ye konuşan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, çağrıyı yineledi, “Yarın saat 16.00’da herkes yönünü Sur’a doğru çevirmeli,” dedi. Demirtaş, ortaya bir ‘uzlaşma’ koyduklarını söyledi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, yarın düzenlenecek olan ‘Sur Yürüyüşü’ne ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Mercek Altı programında Utku Zırığ’ın sorularını yanıtlayan Demirtaş, Sur için düzenlenecek yürüyüşle ilgili dün yapılan çağrıyı yineleyerek, “Yarın saat 16.00’da herkes yönünü Sur’a doğru çevirmeli,” dedi.

Taleplerinin ‘ablukanın, sokağa çıkma yasağının kaldırılması’ olduğunu vurgulayan Demirtaş, “Biz bir uzlaşma ortaya koyuyoruz,” dedi.

Demirtaş ayrıca sosyal medyadan Sur Yürüyüşü için düzenlenecek “#HerKoldanSura” etkinliği için de destek çağrısında bulundu.

HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş’ın açıklamaları şöyle:

Valiliğin ‘Eylem yasadışı’ açıklaması

“Hukukta en üst norm anayasadır. Anayasaya göre hiçbir merciden izin almadan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlenebilir. Biz de ablukaya karşı halkımızı bir protesto yürüyüşü düzenlemeye davet ettik. Biz insanlarımızı hiç kimsenin canına ve malına zarar vermeden, ancak kararlı bir şekilde savaşa karşı protesto hakkını kullanmaya davet ettik. Bu konuda hiçbir yasadışılık yoktur. Savaşa karşı bir protesto yasadışı ve suç ilan edilemez; buna karşı olmak suçtur ve yasadışıdır.

“İnsan onuruna aykırı bir tutumla karşı karşıyayız. Burada siviller katledilecek ve Diyarbakır’ın geri kalanı bunu oturup izleyecek; biz buna ‘yasal durum’, ‘normal durum’ diyeceğiz; öyle mi?

Talepler

“Yarın saat 16.00’da Diyarbakır’ın tüm dış ilçelerinden, merkez ilçelerinden, tüm mahallelerinden aynı anda ve aynı saatte yönünü Sur’a doğru çevirmelidir. Talebimiz nettir; ablukanın ve yasağın kaldırılmasını istiyoruz.

“Abluka kalkar, sokağa çıkma yasağı tümden kaldırılırsa oradaki insanların tamamı da orayı terk edecekler. Bu, bizim görüşmelerimiz ve ikna çalışmalarımızla bu noktaya geldi. Şunu da açık söyleyeyim; Sur’daki insanların böyle bir talebi yoktu. Yani onların ‘yasak kalksın, biz buradan çıkacağız, sıkıştık’ gibi bir feryadı yoktu. Biz siyasetçiyiz ve sorumluluk sahibiyiz. Gözümüzü kapatamazdık. Yapılan görüşmeler ile dolaylı bağlantılar kuruldu ve tüm tartışmalar neticesinde bu noktaya geldi.

“Devletlerin işi vatandaşlarını toplu şekilde katletmek, onların cenazelerini tanınmayacak hale gelecek şekilde yakmak değildir. Bir devlet bunu yapıyorsa hukuk devleti değil barbar bir devlettir. Akıllı davranmak isteyen devlet bu tür sorunlarla karşılaştığında geleceğe en az travma bırakacak yöntemi dener. Ama biz AKP’de bu yaklaşımı görmedik. Yok eğer ille de ‘katledeceğim’ yaklaşımı ortaya konulursa, o zaman halk da bunun katlanılamaz olduğunu ortaya koyar.

“Protesto hakkına izin verilsin”

“Hükümetten yapılan açıklamaları dinliyor, izliyorum. Sanıyorlar ki Kürt halkı oradaki katliamları destekliyor. Böyle yansıtıyorlar. Biz de diyoruz ki polisi, panzeri çekin bakalım Kürt halkı kimin yanında görelim. Bu kadar kendinize güveniyorsanız sadece 1 saatliğine halkın protesto hakkına izin verin.

Provokasyon ihtimali

“Yarın Sur’dan Cizre gibi cenazeler çıkarsa Diyarbakır’daki insanlar birbirinin yüzüne bakamaz. Diyarbakır’ın boynu bükülür ve tarihe kara bir leke olarak düşer bu. Yanıbaşımızda katliam yaşanırken biz hiçbir şey yokmuş gibi işimize gücümüze bakamayız. Valiliğin de hükümetin de bunu iyi anlaması lazım; bir halka onursuzluk dayatırsanız, başını öne eğdirecek şeyler dayatırsanız bunu kabul etmeyiz. Yarınki çağrımız bu onurlu duruşu göstermek açısından tarihe not düşmedir. Provokasyon yapmıyoruz. Eğer provokasyon yapmazsanız provokasyon olmaz. Biz demokratik hakkımızı kullanarak Sur’a doğru büyük bir yürüyüş yapılacak. ‘Dağılın’ denildiğinde insanlar dağılmayacak.

‘6-8 Ekim Kobani protestosuna benzer mi?’

“6-8 Ekim Kobani direnişlerinde halk bir provokasyona bulaşmadı, provokatörler ortalığı karıştırdı. Şimdi AKP ortalığa provokatör salacak, AKP ya da bizden hoşlanmayan çevreler bunu yapacak diye böylesine tarihi bir onursuzluğu nasıl kabul edebiliriz? Provokasyonları önlemek hükümetin görevidir.

“Üçüncü seçenek; direnmek”

“Halkımız kararlı olsun. Her yerde dirayetli duruş, bu savaş politikasının gidişatını değiştirecektir. Biz diplomatik yollarla aylardır çözüm yolu arıyoruz. Biz kolay kolay halkımıza büyük yürüyüş çağrıları yapmayız. Mitingler, basın açıklamaları gerçekleştiririz, ama biz tüm halkımızı 7’den 70’e köyden mahalleye duyarlılığa davet etmeyiz. Başbakan’ından Avrupa’ya kadar tüm ilişkilerimizi sonuna kadar kullandık, bir çözüm bulmaya çalıştık… Bize teslimiyet ve ölüm arasında seçenek dayatmasınlar. Biz de üçüncü seçeneği ortaya koyuyoruz, ölüme ve teslimiyete karşı bir seçeneği; direnmek.

Yekililere çağrı

“Umarım yetkililer yarın sağduyulu bir karar alırlar ve ablukayı kaldırdıklarını ilan ederler. Madem yüzde 98 tamamlanmış operasyon yüzde 2’de tamamlanmayıversin. Yani geleceğe bu kadar büyük bir öfke devredeceğinize biraz daha akıllıca bir politika yürütün. Bu çatışma ve savaş Sur’da başlamadı Sur’da bitmeyecek. Oradan bir tek kişi elini kaldırıp teslim olmayacak.

“İnanıyorum ki sabır ve sağduyuyla, akılla hareket etmeye çalışan kamu , devlet yetkilileri mutlaka vardır. Biz onlarla diyalog kapılarını hep açık tutacağız. Bizim derdimiz üzüm yemektir, bağcı yemek değildir. Biz halkımızın temel sorunlarını çözmeye çalışıyoruz. Yarınki çağrımız da buna yöneliktir.”

Bu habere de bakabilirisiniz

gültekin-avcı

Eski Bugün yazarı Gültekin Avcı tutuklandı

Darbe girişimi soruşturması kapsamında eski cumhuriyet savcısı ve kapatılan Bugün gazetesi yazarı Gültekin Avcı çıkarıldığı mahkemece …